6 Aralık 2016 Salı

DİJİTAL KIYAMET

DİJİTAL KIYAMET


Kurnazlığı ile tanınan tilki, tüm yabani kürklüler gibi, pireler tarafından parazitlenir. Pire sayısı tatlı kaşıntıdan öte bir etki yapmadığı sürece tilki rahatsız olmaz; ağaca sürtünme, hafif kaşınma ve toprağa örselenme ile bu parazit sayısını kontrol altına almaya çalışır…

Pireler her ne kadar olayın farkında olsalar da daha çok kan emmek, daha çok üremek için tepkilerinde maksadı aşmaya başlayınca, tilki de tepkisini vermek durumunda kalır. Tilki planladığı tepki öncesinde kaşınmayı enderleştirerek, pirelerin kendilerini güvende hissetmesini sağlar.

Güvenli yaşam alanı ile, pireler de çoğaldıkça çoğalır…

Ve, tilki başka bir hayvana ait bırakılmış bir tüy-kürk parçasını ağzına alarak derenin en durgun yerinden, çok yavaş bir tempoda suya giriş yapar. Bu tempo o kadar düşüktür ki, tilkinin tüm vücudunun suya girmesi bir saten daha fazla sürer.

Tilki bu yavaş tempo ile suya girdikçe pireler "... Nuh Tufanında yüksek alanlara tırmanan insanlar gibi…" kürkün kuru kalan kısımlarına doğru yavaş ve kaygısızca geçerler…" Tilki bu yavaş suya giriş temposunu, su göbek kısmına dokunca daha da yavaşlatır.


Pireler kürk ıslandıkça kuru kalan yerlere doğru geçerler, ne de olsa büyük resimden habersizlerdir…

Tilki, baş kısmı hariç tüm vücudu suyun içinde kalınca, derenin akıntılı kısmına doğru yüzmeye başlar. Ve tilki, ta ki yalnızca burnu kuru kalıncaya kadar tüm vücudunu suya sokunca, pireler pek nemli olan ortamdan tilkinin ağzında tuttuğu cansız kürk parçasına zıplamaya başlar.

Sonunda tilki, burnu dahil tüm vücudunu suya sokarken, ağzındaki tüyü de dereye bırakır… Artık, pire için değil pireler için kıyamet kopmuştur…

Tilki, karaya çıktığında çok uzun bir süre bir pire kolonisi kürkünde oluşmaz ta ki av eylediği bir otçuldan yeni sakinler kendi kürküne geçinceye kadar…

Tilki dünya, pireler biz-insanlar ve emdiğimiz kan dünyanın öz kaynakları ve yüklendiğimiz cansız kürk dijital teknoloji olarak örneklenince, bilgisayarlardan lavabo ihtiyacımızı giderebilirler beklentisi ile her türlü bilgiyi-işi-şeyi dijitalize ettiğimizi de hesaba katarsak, pek yakında ateşi-tekerleği tekrar keşfetmemiz gerekeceği içten bile değil…



(ARALIK 2012 / DEMİRKÖY)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder