6 Aralık 2016 Salı

AŞK

AŞK


Aşk,

"eksiğini tanımlama, arama, bulma çabasında olma halidir …"

Tam olmayan hamdır. Ham olan huzursuzdur…

İnsan Adem'le eksiltilmiştir…  Adem'in parçası, İnsan'ın tamlayıcısı Havva'dır…

Yalnızca “Yaradan” tamdır, tüm yaratılanlar eksiktir…

Yaratılanlar, ancak çifti ile tamlanır-anlamlanır…

Gece, gündüz olmadan – varlık, yokluk olmadan; erkek, dişi olmadan anlamsızdır…

Aşk, tamlığı arayıştır…

Aşkta cinsiyet yoktur, tamlanmak vardır.Cinsellik odaklı aşk, haz verir.Tamlık odaklı aşk mutluluk getirir…

Aşk'ın sebebi olmaz, gözünün körlüğü ondandır, görmeğe ihtiyacı yoktur…



Haz, koca beyaz kumaşın üzerindeki küçücük renkli puantiyelerdir, kumaşa renk ve desen vererek albenisini artırır…
Zaman bu puantiyelerin rengini soldurdukça, kumaşın rengi daha da hama beyazlanır.Yalnızca puantiyeden oluşan, tamlık arayışları solgun renksizliğe götürür…

Aşk, tekrar huzura alınmaktır…

İki ayrı kutup olmadan, çekim olmaz…

Çift olmak, çoğalmak değildir; tek olmaktır, tamlanmaktır…

Aynı beklentiler içinde olanlar çift olurlar; ama tam olmazlar…

Tamlık için, eşinin eksiğini gidermek gerekir…

Onda olanı istemek değildir aşk, onda olmayanı, ona vermektir, vererek Tam'a ermektir…

Yüzlerce aynı yöndeki tek ayakkabılar, asla iki ayrı-bir tam ayak bulup da bir araya gelemezler.Yürüyemezler, yürütülemezler, yürütemezler…

Aynılığın sırrı, ayrılıktan gelir, aynı olanlar iter, ayrı olanlar çeker…

OCAK 2013 / SEFAKÖY)





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder